Heilbronn 2016 Avrupa Asansör Kongresi

Yayın TarihiOcak, 2017 Undine Stricker-Berghoff Yazdır

Avrupa asansör sektöründe stratejik planlama ve inovasyona acil çağrı

Yedinci Avrupa Asansör Kongresi Heilbronn’un mottosu “Geleceğin Asansörleri” idi. Etkinlik, yaklaşık 80 katılımcıyla, Almanya Heilbronn Experimenta Bilim Merkezi ve Insel-Hotel’de, 11-12 Ekim 2016 tarihlerinde gerçekleştirildi. Katılımcıların yaklaşık % 50’si, 18 farklı ülkeden geliyordu. KONE, Otis, Schindler ve Thyssenkrupp’un temsilcilikleri vardı, bunları onaylı kuruluşlar, araştırmacılar ve daha birçoğu izledi. Kongrenin konusu, asansör sektörünün geleceğine bakan 18 Avrupalı konuşmacı tarafında kapsamlı bir şekilde ele alındı.

Yeni başkan, Alman asansör danışmanı Dr. Wolfram Vogel, açılış konuşmasında kongrenin dört bölümünü öne çıkardı: Standartlar ve piyasalar, kentleşme ve geleceğin (mega) şehirleri, hareketlilik ve yaşam alanları ve inovasyon ve yeni yöntemler. Organizatör Technical Academy Heilbronn’dan Dr. Georg Clauss, “Yeni bir başkan, yeni konular gündeme getirerek, yeni bir topluluk meydana çıkarıyor. Nesil değişimi başladı” diyerek Vogel’in verdiği mesajı destekledi.

Uluslararası Tüzük ve Yönetmelikler

Esfandiar Gharibaan, CEN/TC’de KONE’yi başkanı olarak 14 yıl boyunca temsil etti. Dünyanın birçok ülkesinin, ulusal standartlarının temeli olarak EN 81 ailesini kullandığını söyledi. ISO, EN 81-20/-50’yi ISO 8100-1/2 olarak kabul etmeye karar verdi ki bu, ISO standartlarına dayalı ulusal standartların uyumlaştırması açısından büyük bir adım. Gharibaan, çalışmanın iyi gittiğini belirtti ve bu seviyede bir uyumlaşmayı başarmanın, “tüm standardizasyon uzmanı ve örgütlerinin büyük çabasını” gerektireceğini öngördü. Gharibaan ayrıca şunları söyledi:
“EN 81-20/-50, asansör güvenliğinde birçok gelişmeyi gündeme getiriyor. Bu aynı zamanda, asansörlerin tasarımı için de birçok değişiklik yapılması anlamına geliyor. Tüm paydaşların bu değişiklikleri uygulaması için yeterli zamanı tanımak adına, CEN/TC 10, üç yıllık bir geçiş süresinde karar kıldı. Ayrıca EN 81-20/-50 ile ilgili çok sayıda tanıtım yapıldı. Sektör ve diğer ilgili taraflar değişiklikler hakkında bilgilendirildi, bu da onların zamanında hazırlanmasına yardımcı oldu. Standardizasyon çalışması henüz tamamlanmadı. EN 81-20/-50 ile uyumlaştırılacak 20’yi aşkın revize edilmiş tamamlayıcı standart var. Bu standartlar, ortak yayın ve geri çekme tarihi ile yayınlanacak, böylelikle paydaşlar için uygulama yükünü azaltacak. Ben şahsen standardizasyonda çalışmayı son derece tatmin edici buluyorum çünkü birçok uzman, asansörlerin güvenliğini artırmak için bir arada çalışıyor.”

Almanya TÜV SÜD’den Siegfried Melzer, Onaylı Kuruluşların EN 81-20/-50’nin somutlaştırılmasındaki deneyimleri hakkında konuştu. Onaylı Kuruluşlar birçok metin bölümlerini çevirdiklerinden, yanıttan çok açıkta kalmış sorular vardı. Daha sonra İsviçre’den Hans Huber, Avrupalı üreticiler için Asya (başlıca Çin) pazarları algısından söz etti. Ayrıca Avrupa Asansör Derneği (ELA) başkanı Jorge Ligüerre, ELA’nın Avrupa asansör parçalarının standardizasyonu için nasıl yol bulduğunu ve zemin hazırladığını gösterdi.

Asansör Sektöründe Yüksek Teknolojiye Sahip Bina Teknolojileri

Otis Fransa’dan Guillaume Bonatre, EN 81-20’ye göre kuyu havalandırması hakkında bilgi verdi. Harici bir laboratuvar yardımı ile Otis, onaylı bir kuruluş altında, oradaki ve sahadaki çalışmayı birleştirmiş. Ortak anlayış, dikeylik yönündeydi, zira daha birçok şeyin hava akımını doğrudan etkilediği gerçeğinin fark edilmesi, ısıtma, havalandırma ve hava iklimlendirme tekniklerinde net bir arayüz sağladı. Tekniklerin yerleştirilmesi için, asansör uzmanlarının kullanılan alışverişleri kapsayan bina bilgi modeli dahil olmak üzere tüm binanın planlama sürecine erkenden dahil edilmesini gerektiriyor.

İtalya Leitner Grup’tan Rudi Beha’nın eğimli şehir asansörleri üzerine yaptığı sunumun ardından, Almanya Stuttgart ILEK Üniversitesi’nden Dr. Wolfgang Sundermann, yüksek binaların tarihi ve geleceği konusunu ele aldı. Mimari bir bakış açışıyla, asansör gruplarının daha az değerli yerleri nasıl kullanabileceklerini gösterdi. Thyssenkrupp Almanya’dan Philippe Choleau, firmanın tasarladığı MULTI ürünüyle ilgili bir sunum yaptı.

Erişilebilirlik

Almanya’dan asansör uzmanı ve danışmanı Stefan Kretzchmar, Avrupa Birliği (AB) Makine Yönetmeliği’ne göre düşük teknolojili asansörlerle engellilere uygun yaşam piyasasındaki verileri sundu. Kendisini “Standardizasyonda Avrupa tüketicisinin sesi” olarak tanımlayan ANEC’ten Monika Klenovec, Avrupa tarzı asansörlü engelsiz yaşam ile devam etti. Kendisinin sunumu, politik arka plan, detaylı teknik çözümler ve yeni ISO 21452: Bina İnşaatı: Erişilebilirlik ve Mamur Çevre Kullanımı’nın 2018’de piyasada olacağına dair haberi kapsıyordu.

Endüstri 4.0 ile Kaydileştirme

Schindler İsviçre’den Volker Zapf, katılımcıları asansör teknolojisindeki simülasyonlarına bir an önce başlamaları için teşvik etti. Ayrıca simülasyon yöntem, araç ve modellerini tanıttı, halat ve kayışların vibrasyon simülasyon örneklerini gösterdi ve mimarlardan yüksek bina vibrasyon frekanslarına dair gerekli veri sunmalarını istemenin önemini dile getirdi.

Alman Chemnitz Teknoloji Üniversitesi’nden Jens Mammitzsch yeni halatlar üzerine sunum yaptı ve Huber tekrar söz alarak halatlarda yenilenen bir test yöntemi ve gelecekte tahmini bakım üzerine konuştu. Almanya ELGO’dan Heiko Essinger, manyetik bantlara dayalı güvenlik sistemleri hakkında konuştu. Almanya Wittur’dan Karl Kriener, elektromekanik frenini tanıttı. İngiltere Peters Research’ten Dr. Richard Peters, trafik simülasyonları ve bunların gerçek dünyadakilerle nasıl karşılaştırıldığı üzerine bir sunum gerçekleştirdi.

Diğer Programlar

Sosyal program; kişisel karşılaşma, kültür ve içeriklerden oluşan ilgi çekici bir karışım sundu. Kongreden önceki gece konuşmacılar, başkan ve organizatörün yanı sıra birçok haberci, fikir alışverişi için Insel-Hotel’de bir araya geldi. En canlı görüşmeler, küçük gruplar arasında, kahve molaları sırasında gerçekleşti. Ayrıca Heilbronn Town Hall şarap mahzenlerindeki konferans yemeği, buluşma ve tanışmaya yönelik bir davetti. Tüm katılımcılar, iyi bir yemek, Heilbronn çevresindeki tepelerden gelen mükemmel şarap ve bir slayt gösterisiyle vakit geçirdiler. Akşamki eğlenceden önce bilim merkezi ve tarihi Heillbronn kentin etrafında rehberli bir gezi düzenlendi.

Etkinliğin eski başkanı olan Thyssenkrupp’tan Dr. Gerhard Schiffner, Vogel ve program komitesinin oluşturduğu ilgi çekici programın keyfini çıkardı. Federal Devletler Merkezi Güvenlik Otoritesi’nden Sabine Aschmutat, 2016 konferansının ana konularını şöyle özetledi: “En yeni teknolojiyi öğrenmenin yanı sıra AB’den ve dünyanın geri kalanından ne geldiğini görmek için geleceğe bakmak.”

Bir sonraki Avrupa Asansör Kongresi Heilbronn, 2018 Ekim ayında gerçekleşecek. Detaylar yakında belli olacak ve ELEVATOR WORLD dergisinde yayınlanacak.

Undine Stricker-Berghoff, Hamburg, Almanya’da bulunan VFA-Interlift e.V’nin yönetim direktörüydü. Bochum, Almanya’daki Ruhr Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği okudu ve hemen mezuniyetinin ardından Lugano, İsviçre’deki ERPAG’da enerji danışmanı olarak çalıştı. VFA-Interlift’e katılmadan önce Stricker-Berghoff, Duesseldorf, Almanya’da bulunan Alman Mühendis Derneği VDI’da İnşaat Hizmetleri sekreteri olarak çalıştı ve VDI-Guideline departmanından sorumluydu. Ayrıca bir dönem Lübeck Sanayi ve Ticaret Odası genel direktörü olarak da hizmet verdi. 2005’ten bu yana kendisine ait mühendislik bürosu ProEconomy’de, başta enerji ve inşaat hizmetlerindeki firmalara yönelik yönetim ve pazarlama koçu ve danışmanı olarak çalışıyor.

Kongreden Sesler John Gale

WOLFRAM VOGEL

Wolfram Vogel (WV), şu anda Avrupa Asansör Kongresi Heilbronn’un organizatörü. Muhabiriniz John Gale, şu anda kendisini ELEVATOR WORLD okuyucularına tanıtmanın en doğru zaman olduğunu düşündü:

JG: Sizi akademik asansör sektörü kariyerine başlamaya iten neydi? Birinden mi ilham aldınız?

WV: Profesyonel kariyerime Karlsruhe Üniversitesi’nde makine mühendisliği çalışmaları, ardından Stuttgart Üniversitesi’nde (her ikisi de Almanya’da) asansör sektörü ve halat araştırmalarında efsanevi geliştirmeci ve inşaatçı Dr. Klaus Feyrer’in asistanı olarak başladım. Kendisi beni, asansör ve parçalarıyla, özellikle de çekme ortamı ile ilgili sorunların çözümü konusunda olumlu şekilde etkiledi. Benim için adeta baba figürü oldu ve kendisiyle başta asansör konuları olmak üzere, hala canlı ve verimli görüşmelerimiz oluyor.

JG: Asansör sektöründeki başlıca faaliyet ve sorumluluklarınız nedir?

WV: Üniversite ve halat AR-GE’si, satışı, malzeme yönetimi ve lojistikle ilgili sektörde çok zaman geçirdim. Şu anda asansör, insan taşıma ve kaldırma teknikleri alanında bir profesör olarak, Almanya’da bulunan Chemnitz/Saxonia Üniversitesi’nde öğretim üyesiyim. Yine öğretim üyesi olarak sektör odaklı ulusal dernek VFA-Interlift e.V.’nin akademisinde çalışıyorum. Bu yıl, şeklinden içeriğine kadar, Yedinci Avrupa Asansör Kongresi Heilbronn’u organize etme memnuniyetine nail oldum. Gelecekteki kongrelerde asansör sektörüne uygulanabilecek disiplinler arası bir teknolojik bakış açısını teşvik etmeyi ve gündeme getirmeyi umuyorum. Ayrıca Stuttgart, Almanya’da bulunan IHK’den (Industrie- und Handelskammer) asansör, halat ve kaldırma teknolojileri konusunda kamusal sertifikalı olarak mahkeme, sigorta acenteleri ve özel şahıslar için çalışıyorum.

JG: Avrupa Asansör Kongresi Heilbronn için diğer asansör kongreleriyle bağlantı kurarak büyüme ve güçlenme şansı görüyor musunuz?

WV: Dünya genelindeki asansör kongrelerinin konuları arasında bir kesişme var, o nedenle işbirliği kesinlikle düşünülmeli. Fakat farklı kongreler için kendine has özelliklerin yanı sıra rekabet olmaksızın verimli bir işbirliği adına uygun bir şans da görüyorum. Organizasyonlardan sorumlu kişiler ve bunların komitelerinin, bunu gelecekte görüşmeleri ve sadece ulusal çıkarı geliştirecek değil, aynı zamanda bir bütün olarak sektöre değerli bir etkinlik sunacak bir yol bulmaları gerekecek.

ANDREAS HONNİGE

Andreas Honnige (AH), yeni kuruluş LiFTCORE GmbH’ın yönetim direktörü ve birçok yıldır aktif olarak asansör sektöründe yer alıyor. Ayrıca VFA-Interlift yönetim kurulu üyesi olan Honnige, asansör sektöründeki tüm çalışanların stajı ve eğitiminin kendisinin kaderi olduğunu düşünüyor.

JG: Asansör sektörüne nasıl başladınız?

AH: 1987 yılında, büyük bir Alman asansör firmasının Ar-Ge departmanında başladım. Orada beş yıl çalıştım, asansör teknolojisiyle ilgili birçok şey öğrendim. İlk yöneticilik pozisyonum 1996 senesindeydi, daha sonra bunu farklı organizasyon ve firmalardaki farklı yönetim sorumlulukları izledi.

JG: LiFTCORE’da ana faaliyetleriniz ve sorumluluklarınız neler?

AH: Şirketin yönetimi, büyüme stratejilerinin geliştirilmesi ve istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme için ortam yaratmaya odaklıyım. Bu faaliyet, ilgili yenilikçi teknolojilerle ve ürünlerin asansör piyasasına doğru zamanda sürülmesini sağlayacak yeni işletme stratejileriyle alakalı. Ayrıca New York’ta bulunan U-Tek ELevator Inc. gibi LiFTCORE’un yurtdışındaki açılımlarının da CEO’luğunu yapıyorum ki bu gerçekten heyecan verici bir sorumluluk.

JG: Sizce delegeler, asansör kongrelerine katılarak nasıl bir fayda sağlıyorlar?

AH: Konu seçimleri, teknoloji ve piyasa ile ilgili mükemmel bir genel değerlendirme sunuyor ve geleceğe dair potansiyel iş modelleriyle ilgili fikirler veriyor. Bir kongreye katılmak, asansör sektöründeki öncü karar mercileri için bir zorunluluktur. Tüm yöneticilere, her iki yılda bir bu iki gün için zaman ayırarak ekipleriyle birlikte Heilbronn’a gelmelerini öneriyorum.

DR. FERHAT ÇELİK

Ferhat Çelik (FÇ), asansör hidroliğinde kapsamlı bir deneyime sahip ve merkezi Heilbronn’da bulunan Blain Hydraulics’in teknik direktörlüğünü yapıyor.

JG: Kariyerinizin ilk yıllarından bahsedebilir misiniz?

FÇ: İstanbul’da büyüdüm, liseyi ve makine mühendisliği bölümünde lisans eğitimimi de orada tamamladım. Üniversiteden mezun olduktan sonraki ilk iş deneyimim, hidrolik presler üreten küçük çaplı bir aile şirketinde hidrolik sektöründeydi. Oradaki çalışma ortamı son derece sıcak, motive edici ve güvenilirdi. Yıllar sonra, Bay Blain ile tanışmamızın ve Blain Hydraulics’i tanımamın ardından, ilk mühendislik tecrübemi hatırladım, bu da beni Blain’in bir parçası olma kararıma yöneltti. Şimdi bunun peşinden gidilmesi gereken doğru bir hissiyat olduğunu anlıyorum.

JG: Blain’deki rolünüz nedir?

FÇ: Yoğun şekilde Ar-Ge projeleriyle ilgilenmek dışında başlıca sorumluluklarımdan biri, hidrolik asansör sektörünün cazibesini artırmak ve yeni pazarlar açmak. Bu hedefleri yerine getirebilmek adına Avrupa Asansör Derneği ve AYSAD (Türkiye Asansör Derneği) komite toplantılarına katılıyor, teknik çalışmalar sunuyor ve dergilerde eğitim makaleleri yayınlıyorum. Bu faaliyetlerle, gelecek değişikliklere uyum sağlıyor ve sektörle yakın temas içinde kalıyorum.

JG: Hidrolik asansörler dünyasındaki yeni teknoloji ve materyallerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

FÇ: Kullanımı kolay ekipmanlar ve hafif, yüksek mukavemetli malzemeler (yani karbon fiber gibi), hidrolik dünyasının geleceğini oluşturuyor. Çünkü yetkin montajcı ve hizmet personelini ne yazık ki bulmak zor ve bu durumda daha iyiye gidecek gibi görünmüyor. Bu nedenle hidrolik parçaların (bizim açımızdan kontrol valflerinin) basit ve kolay kullanımlı olması gerekiyor. Öte yandan hidrolik asansör kullanımına iten sebepler, basitlik, güvenilirlik ve karşı ağırlık kullanılmazken daha büyük motorlar kullanmak pahasına maliyet verimliliğidir.
Blain, sektöre yeni bir yönelim kazandırmak adına asansör sanayisi için karbon fiber bir silindir geliştirmesi üzerinde çalışıyor. İlk prototip, Liftex 2016’da (EW, Eylül 2016) sergilendi. Özelliklerini geliştirmeye ve üretim maliyetlerini azaltmaya yönelik Ar-Ge çalışmaları devam ediyor. Karbon fiber silindir, hafif kabin ve askının yanı sıra EV4-VVVF valfimizin kullanımı, enerjide %70 tasarruf sağlayabiliyor, bu da enerjinin verimliliğini çekmeli bir makine dairesiz (MRL) üniteninkine veya bunun da üzerine çıkarıyor.

JG: Hidrolik asansör sistemleri dışında mevcut trend ile ilgili görüşleriniz nelerdir?

FÇ:Son yirmi yılda, çekişli MRL asansörlerin “yeşil” bir çözüm için tek yanıt olduğuna dair güçlü bir algı kazındı kafalara. Biz başından beri bunun tam aksini kanıtlamak adına, böylesi bir anti-hidrolik retoriğe karşı mücadele veriyoruz. Bunlar, sürekli çabalarımız ve yeni yeşil teknolojilere yaptığımız yatırımlar ve sektörü gerçekler hakkında bilinçlendirmemizi kapsıyor.

JG: Sizce delegeler, asansör kongrelerine katılarak nasıl bir fayda sağlıyorlar?

FÇ: Bunlar, sektörü yeni standart ve teknolojiler hakkında bilgilendirmek adına faydalı platformlar. Ayrıca delegelerin gelecek trendleri hakkında vizyonlarını geliştirdiğine ve geleceğe yönelik işletme stratejilerini yeniden değerlendirmek için değerli bilgiler topladığına gönülden inanıyorum. Bu tip platformlar, sektördeki tüm oyuncuları rekabetçi bir ortamda bir araya getiriyor ve yaratıcı düşünce ve inovasyonları tetikliyor. Bunların içinde bu etkinliğin olası gelecek trendlerini ve ilgili gelişmeleri delegelere tanıtma gibi özel bir misyonu var. Bu etkinlik, ne izleyiciyi sıkacak kadar aşırı akademik ne de gözlerini devirmelerine sebep olacak kadar ticari. Şehrin kendisi delegeler için çok fazla şey sunmasa da buradaki girdiyi çok değerli buluyorum.

HANS HUBER

Hans M. Huber (HH), halat üretiminde engin bir tecrübeye sahip ve hem H. Huber Wire Rope Technology & Support GmbH hem de Hong Kong Rope Safety Laboratory’nin sahibi. Huber’in yeni üretim tesisleri kurmak ve Çin dahil birçok piyasada halat ürünleri pazarlamak konusunda büyük deneyimi var.

JG: Sizi asansör sektöründeki kariyerinize başlamaya iten neydi, size kim ilham verdi?

HH: İsviçre’de İnşaat Mühendisliği derecesi aldıktan sonra, karayolu ve demiryolu tünelleri planlayan ve inşa eden büyük bir İsviçreli firmada çalıştım. Endüstriyel üretim süreçleri ile ilgili bilgi edinmek istedim ve iki-üç yıl bir fabrikada çalışmanın bana bu sektörle ilgili fikir sunacağına inandım. İsviçreli bir çelik halat firmasında fabrika mühendisi olarak çalıştım; burada İsviçre çelik halat sektöründe tanınmış bir isim olan Eduard Schmocker ile tanıştım. Kendisinin sektöre yönelik engin bilgisi, iş tecrübemi 32 yılın üzerine çıkarmamda ilham kaynağı oldu. Halat teknolojisi ve halat tasarımı, üretimi ve performansının tüm yönlerine halen ilgi duyuyorum.

JG: Başlıca faaliyet ve sorumluluklarınız neler?

HH: Son 15 yılda, ABD ve Çin’de asansör halatı üretim tesisleri kurdum ve yönettim. Farklı uygulamalar için çeşitli halat ürünlerine maruz kaldım. Şu anda, planlama ve halat yapısı kurma, üretim aşamaları ve halat fabrikaları konusunda iki büyük Asya firmasına danışmanlık yapıyor, bunlara destek veriyor ve asiste ediyorum. Sektöre sunduğum profesyonel hizmetin, yüksek kalitede asansör halatları için maliyetin azalmasına ve asansör güvenlik sistemlerinin gelişmesine yardımcı olacağına güveniyor ve umuyorum. Halat ve asansör güvenliğini, asansör sektöründeki en büyük önceliklerimden biri olarak görüyorum.

JG: Halat üreticilerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu gelecekte yeni teknoloji ve malzemeler önemli bir rol oynayacak mı?

HH: Yenilikçi halat üreticileri iyi bir geleceğe sahip olacak. Gelecek nesil halatların, asansörlere yönelik birçok süspansiyon gereksinimini karşılaması çok önemli. Yeni asansör sistemlerinde süspansiyondaki zorlukların yanı sıra, birçok mevcut asansör tesisatı eski ve yenileme çalışması gerektiriyor. Bu nedenle gelecekte bu ihtiyaçların karşılanması için yeni inovasyonlar ve geliştirilmiş ürünler gerekecek. Bunlar arasında, daha fazla halat, daha küçük halat çapı, daha hafif halat, daha dayanıklı veya bakım gerektirmeyen halatlar, yeni malzemelerden yapılan halatlar ve çelik/fiber karışımlı halatlar olabilir.
Lineer motor tahrikli asansörlere bakacak olursak, halat üreticileri tamamen yeni bir alana girmeyi düşünmek zorunda kalabilir, ancak bunun için daha birkaç yıl var. Şimdilik halat üreticiler muhtemelen iyi bir gelecek sağlamak için asansör firmalarıyla işbirliği yapmak zorunda kalacak.

John Gale, asansör sektöründe üçüncü nesil uzman bir kişidir. 1986’dan bu yana, toplantı, kongre ve ticari fuarlar başta olmak üzere, ELEVATOR WORLD dergisi için bir fotoğrafçı ve yazar olarak çalışmaktadır. Londra metrosunda dikey taşıma ekipmanları üzerine bir kitap olan Moving People from Street to Platform’un tasarım ortağıdır.