Ülkemizde Asansörlerde Erişilebilirliğin Sağlanması

Yayın TarihiKasım-Aralık, 2019 Erol Akçay Liftinstituut Solutions B.V Teknik Müdür-Avrasya Yazdır

Günümüzde erişilebilirlik sadece engelli bireyler için değil tüm insanlar için temel bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır. İnşa ettiğimiz yapıların ve dahi içinde kullandığımız donanımların tüm bireyler için erişilebilir olması kanuni zorunluluklardan öte hem içinde yaşadığımız çevreye hem de insan olarak bizlere değer katan önemli bir farkındalık kaynağıdır. Asansörler de binalardaki ana ulaşım yolları olmaları sebebiyle kişilerin erişilebilirliğine dair en büyük parçalardan birini tamamlamaktadır. Dolayısıyla kolay erişilebilir ve kullanılabilir asansörlerimizin olması asansörlerimizin hizmet ettiği yapıların engellerden arınmasına önemli katkılar sağlayacaktır.

Peki asansörlerde erişilebilirlik nasıl sağlanır hangi kriterler dikkate alınmalıdır.

Dünyada asansörlerde erişilebilirliğe dair kılavuz olarak kullanılabilecek ve tasarım detaylarını belirleyebilecek iki temel kriter ailesi bulunmaktadır. Birincisi kuzey Amerika ve Orta doğunun bir bölümünde kullanılan ADA ( Americans with Disabilities Act) kriterleri, ikincisi de Avrupa kaynaklı EN 81-70 standardıdır. Uygulanabilirlik açısından Avrupa standardının daha esnek ve kabul gören standart olduğu söylenebilir. Bu kılavuzlar genel olarak asansör kabininin tasarımını ve çağrıların cevaplanmasını farklı engelleri bulunan kişilerin kullanabileceği şekilde düzenleyen maddelerden oluşmaktadır. Bununla birlikte erişimin kolaylaştırılması tüm engel kategorilerini kapsamamakta daha çok fiziksel yetersizliklere karşı erişilebilirliği artırıcı önlemleri içermektedir. Örneğin mental hastalıklara veya öğrenme güçlüğü bulunan bireylere karşı bir erişim kolaylığı düşünülmemiştir.

Ülkemizde ise erişilebilirlik için yaygın olarak EN 81-70 standardı (son versiyonu EN 81-70 2018’dir) kullanılmakla beraber pek çok yönetmelikte konuyla ilgili şartlar yer almaktadır. İlgili yönetmelikler;

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yayınlanan “Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği”; Bu yönetmelik eklerinde geçmişte asansörler dahil binaların tüm bölümleri için düzenlenmiş bir kontrol listesi yer almaktadır. Liste 2018 yılında kaldırılmış olmasına rağmen yönetmelikte bulunan 4-d maddesi gereği bakanlığın web-sitesi araştırıldığında daha önce kaldırılmış olan “erişilebilirlik izleme ve denetleme formu” nun tekrar yürürlüğe konduğu görülmektedir. Bu formdaki I-35 bölümünde yer alan Asansörlere ilişkin kriterlerde göstergelerdeki yazı fontunun en 63 mm olması gibi EN 81-70 2018 ‘in üstünde gereksinimler de bulunmaktadır.

Planlı alanlar Tip İmar Yönetmeliği; Bu yönetmelik binalardaki asansörlerin boyutları hakkında şartlar koymaktadır. Örneğin tek asansörlü bir binada asansörün en az 1,8 m^2 olması veya çok asansörlü binalarda asansörlerinin en az yarısının u boyutta olması gibi. Bu yönetmeli şartlarını vermemekle birlikte asansörlerde erişilebilirliğin sağlanmasını şart koşmaktadır.

Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği; Bu yönetmelik Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yayınlanan form hariç, diğer yönetmelikler ve TS EN 81-70 standardının maddelerini EK 5A ve EK 5B listelerine ekleyerek, engelli erişimine yönelik uyumu şartlara bağlamış, uygunsuz durumlar için de mavi etiket öngörmüştür.

İlgili yönetmelik ve standartlardaki tüm maddeler kullanıcıların yolculuklarını kolaylaştırma amacıyla tasarımsal ve ölçüsel hükümler öngörmektedir. Gruplamak istersek;

  • Kabin butonyerleri
  • Kabin içi göstergeler
  • Kabin küpeşte
  • Kabin boyutları
  • Kabin kapı genişliği
  • Kat çağrı butonları ve göstergeler

yukarıdaki donanımlar için ölçüsel ve boyutsal gerekliliklerin sağlanması,

Fiziksel engelli bireylerin asansörleri kullanımını mümkün kılacak;

  • İşitsel gereklilikler
  • Görsel gereklilikler
  • Kuvvet azaltıcı gereklilikler

yukarıdaki gereklilikler için donanımsal ve yazılımsal tedbirlerin alınması, olarak sıralanabilir.

Tüm bu yönetmeliklerin dışında yerel idarelerin yayınladıkları imar yönetmelikleri de erişilebilirlik için farklı gereksinimler talep edebilmektedir.

Genel olarak yürürlükteki yönetmeliklerimiz bazen maddelerinin bir kısmı Amerikan menşeili kaynaklardan alınması dolayısıyla birbirleriyle çelişmesine rağmen Avrupa standartlarının üzerinde bir kalite ölçütü koyarak, engelli bireylerin yaşam standartlarını yükseltmeyi kanunen zorunlu hale getirmektedir. Bununla birlikte maalesef gerçek hayat uygulamalarında zorunlu kılınmış şartların yerine getirilmediğine pek çok şahit oluyoruz. Örneğin asansörlere erişim, ruhsat alınmasını bile engelleyecek yaptırımlarla desteklenirken, bina girişlerinden asansörlere giden yolların çoğu zaman erişilebilirlikten uzak olduğunu gözlemekteyiz. Dolayısıyla erişilebilirliğin binalarda bir bütün olarak ele alınması elzemdir. Ayrıca, yasal çerçeveye tam riayet te gereklidir. Örneğin; İmar Yönetmeliğinde asansör kabin alanı ve buna bağlık olarak kapasite alt sınırı 800 kg olarak belirlenmişken yeni konut binalarında dahi bu ölçünün karşılanmadığını, yeşil etiket almış asansörlerde dahi pek çok standart kriterinin yerine getirilmediğini özellikle büyük şehirlerde yüzlerce örnekte görmemiz mümkündür. Esasen uygulama projelerinde tespiti gayet kolay olan bu tip uygunsuzlukların yeterlilik sahibi denetim mekanizmalarından geçerek onay alması, bireylerin hayatlarını sözde değil gerçekte de kolaylaştırmak adına otoritelerimize büyük sorumluklar yüklemektedir.

Erişilebilirliğin geliştirilmesi sadece engelli bireyler için, yan yana yaşayan engelsiz bireylerin de yaşam kalitesini yükseltecektir. Konuya bu gözle bakarak farkındalık seviyesini artırmamız, ekstra gereksinimleri fazladan maliyet kalemi olarak gören anlayışımıza da umarız son verecektir.