Liftinstituut Hollanda Basın Toplantısı

Yayın TarihiKasım-Aralık, 2017 Yazdır

Liftinstituut Solutions Hollanda Amsterdam’daki merkezinde 25-26 Ekim 2017 tarihleri arasında Türkiye ulusal basın mensuplarının da aralarında bulunduğu bir basın toplantısı ve gezi düzenledi.

İki günlük program kapsamında, Türkiye’den, Serpil Yılmaz (Haber Türk), Ali Çağatay (Bloomberg HT), Mustafa Kemal Çolak (Posta), Yasemin Salih (Dünya Gazetesi) ve Elevator World yayın grubundan da Bülent Yılmaz’ın yer aldığı toplantıda Liftintituut Solutions’un faaliyet alanı ve geleceğe yönelik plan ve projeleri basına tanıtıldı. Liftinstituut Genel Merkezinde gerçekleşen toplantıya Liftinstituut Solutions B.V. Genel Müdürü Marco Waagmeester, Liftinstituut B.V. Genel Müdürü John van Vliet, Uluslararası İlişkiler Yöneticisi Albert Jan van Ommen, Lintinstituut Solutions Avrasya Müdürü Süleyman Özcan ve Pazarlama İletişim Uzmanı Marjon Slager katıldı.

Liftinstituut Solutions hakkında genel bir bilgi aktaran Waagmeester, hangi alanda ne tür hizmetler verdiklerini açıkladıktan sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. Türkiye’deki pazar büyüklüğü ve Türkiye ofisinin, Süleyman Özcan öncülüğünde imza attığı büyük başarılardan duyduğu memnuniyeti belirtti. On kişiden fazla bir kadro ile hizmet veren Avrasya bölge ofisi, toplu taşıma, sağlık, finans ve büyük çaplı konut ve AVM projelerinde asansör ve yürüyen merdiven emniyeti ve konforu konusundaki danışmanlık ve kontrol hizmeti ile özellikle Orta Doğuda çok önemli başarılar elde ettiklerine değindi. Uluslararası operasyonda belgelendirme, danışmanlık ve eğitim alanlarının tamamen birbirinden ayrı ve bağımsız çalıştığının altını çizen Waagmester, Liftinstituut Solutions olarak şu an alanında lider danışman firma olduklarını ancak özellikle Ortadoğu ve Asya’da hızla büyüyen inşaat sektörü nedeniyle daha fazla büyümek için çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini belirtti. Son olarak “Ticari gelirlerimizin bir kısmını asansör ve yürüyen merdiven kullanımı ve kurulumu hakkında toplumu bilinçlendirmede harcıyoruz. Asansör ile ilgili her türlü bilgiye sahibiz, bu bilgi ve deneyimimizi müşterilerimizle önceden paylaşmayı seviyoruz.” diyerek önemli bir sosyal sorumluluk yüklendiklerini de belirtti.

Daha sonra belgelendirme ile alakalı söz alan John van Vliet uluslararası belgelendirmedeki büyümeye dikkat çekerken: “Belgelendirme kısmının gücü uzmanlık ve esneklikten geliyor. Birçok alanda belgelendirme işine üreticinin tasarım aşamasında müdahil oluyoruz. Gerekli olması ve istenmesi halinde, asansör komponent ve güvenlik tertibatlarına henüz geliştirme aşamasında birçok konuda değerlendirmelerde bulunuyoruz. Örneğin yeni EN 81-20/50 standartlarına yönelik üretim ve belgelendirme aşamasındaki desteğimiz sektördeki üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Gelişmelerinde daha verimli ve hızlı olmaları için onları desteklemeyi seviyoruz.” dedi.

Müteakiben Liftinstituut Solutions’un Ortadoğu ve Türkiye’den sorumlu Bölge Müdürü Süleyman Özcan söz aldı. Asansör ve yürüyen merdivenlerin bakımının yapılmasının, güvenli çalışması için gerekli olduğuna ancak yeterli olmadığına değinen Özcan; Ürünlerin elektrik ve mekanik güvenlik aksamlarının yetkin başka bir tarafça kontrol edilmesi gerekliliğinin altını çizdi. Müteakiben “İçinde yaşadığımız ve çalıştığımız binalardaki asansörlerin, binanın dış cephesi, boyası, zemini, elektrik ve su tesisatı ile diğer unsurlar kadar önemli olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Asansörler iki ana nedenden dolayı yaşadığımız ortamlardaki diğer ekipmanlar kadar önemlidir: Güvenlik ve konfor!

Asansörde güvenlik meselesi: Başta, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere, muayene kuruluşları, onaylanmış kuruluşlar, test laboratuvarları ve asansör firmaları her gün kullandığımız asansörlerin güvenli olması için çok ciddi çaba göstermektedirler. Bakanlık, Asansör Yönetmeliği ile Bakım İşletme ve Periyodik Kontrol Yönetmeliği’ni yayınlamakta ve uygulamakta, muayene kuruluşları kullanmakta oldukları çok detaylı kontrol formları ile asansörleri kontrol etmekte, onaylanmış kuruluşlar asansör firmalarını yetkilendirmekte, test firmaları gerekli ürün testlerini yapmakta, asansör firmaları asansörleri güvenli şekilde monte etmekte ve güvenli asansörleri kullanımımıza sunmaktalar.

Ülkemizde asansör firmalarının çok büyük bir kısmı, nerede ise yüzde 99’u, asansör yönetmeliği kapsamında onaylanmış kuruluşlardan asansörleri tasarlayıp, monte edip, test ve kontrol edip piyasaya arz etmek için tam yetki almaktalar. Yani asansörün montajını yaptıktan sonra, ilgili yönetmelikte yer alan tüm kontrol ve testleri yapıyorlar ve yüzde 100’ü tüm kontrol ve testleri geçen asansörleri piyasaya arz ediyorlar. Ancak gelin görün ki, Bakanlığımızın yayınladığı son sektör raporuna göre 2016 yılında A Tipi Muayene Kuruluşlarının kontrol ettiği asansörlerin yüzde 63’ü yani kontrol edilebilenlerden 189.539 asansör kırmızı etiketli. Yani ağır kusurlu ve güvenli değil. Her gün kullandığınız asansörlerden biri veya birkaçı bu yüzde 63’ün içerisinde olabilir. Bahsettiğimiz sayıları dikkate alınca, kullanımımıza sunulan asansörlerin en az %63’nün asansör montaj firmaları tarafından ya test ve kontrol edilmeden veya doğru şekilde test ve kontrol edilmeden kullanımımıza sunuldukları aşikâr. Peki geri kalan yüzde 37 tam güvenli mi? Yine, Bakanlığımızın yayınladığı son sektör raporuna göre kontrol edilen asansörlerin sadece yüzde 22’si yeşil etiket almaya hak kazanmış. Yani kullanılmasına engel teşkil edecek bir güvenlik zafiyeti bulunmamakta. Ne yazık ki asansörünüzün yeşil etiketli olması, test ve kontrol edildiği ve testleri başarı ile geçtiği anlamına gelmiyor. Ama bu ekipmanlar asansörde istenmeyen bir durum olduğunda sizi ölümlü veya yaralanmalı bir kazadan korumak ve engellemek için tasarlanmış ve takılmış parçalardır. Peki neden yüzde yüz güvenli olmuyor? Çünkü bu ekipmanlar A Tipi Muayene Kuruluşlarınca da ilgili yönetmeliğe göre test edilmiyor. Yani bu kontroller uymakla yükümlü oldukları kontrol listelerinde mevcut değil. Onlar yönetmelikteki başka bir ek maddeye göre test yapmak ile sorumlu. Eğer asansör montaj firması test ve kontrol etmiş ise şanslısınız demektir. Ancak, montaj firmalarının kullanıma açtıkları asansörlerin yine kendileri tarafından test ve kontrol edilmesi gerektiği halde sadece yüzde 22’si yeşil etiket sahibi ise, bu şansınız en fazla yüzde 22. Peki asansörlerini monte ettikten sonra standardın yazdığı tüm test ve kontrolleri gereksiz görmeden, eksiksiz yapan asansör montaj firmaları yok mu? Tabi ki var! Biz o firmaları tanıyoruz. Ama sayıları iki elin parmaklarını geçmiyor. Kullandığımız asansörlerin güvenliğinin bu kadar olumsuz olmasının birçok nedeni var. Sonucun iyileştirilmesi için tüm paydaşlar çaba göstermekteler. Her gün kendinizin, ailenizin ve çalışanlarınızın kullandığı asansörleri güvenli olduğundan emin olmak ve bu sorunun yanıtını almak ve için piyasaya arz edilen asansörlerdeki komponentlerini, test kayıtlarını asansör firmanızdan temin edin ve inceleyin veya asansörünüze yetkin bir muayene ve mühendislik firmasına EN 81-1+A3 standardının Ek-D’sindeki ya da EN 81-20 standardının 6. bölümündeki tüm kontrol ve testleri yaptırın. Hali hazırda, asansörünüzün tam güvenli olup olmadığını anlamanın ve asansör güvenliği konusunda rahat etmenin başka yolu yok. Oturduğunuz ev yeni yapılmış çok güzel ve lüks bir binada, ofisiniz yine çok şık, lüks ve konforlu bir kulede olsa bile maalesef durum değişmiyor.” dedi.

İlk günün akşamı Liftinstituut ekibi konuklarına Momo Restoranda sıcak ve samimi bir yemekte ağırlayarak gazetecilerin tüm sorularını dinleme ve yanıtlama imkânı yarattılar.

İkinci gün MOS Restoranda yenilen öğle yemeğinde, restoran çalışanlarının samimi misafirperverliği tüm konukları memnun etti.