Asansörlerin Periyodik Muayenelerine Sahadan Bakış

Yayın TarihiEylül-Ekim, 2018 İsmail AktaşErsan Asansör Servis Müdürü Yazdır

Yıllık periyodik muayeneleri, insan ve yük taşıma amacıyla kullanılan asansörlerin can ve mal güvenliğine zarar getirmeyecek şekilde, kullanıma uygun çalışıp çalışmadığının tespiti ve bununla beraber kullanıcı hatası ve dışarıdan yapılan müdahaleler sonucu oluşabilecek tehlikelerin önüne geçebilmek amacıyla yılda bir defa yapılan kontrol olarak hayatımıza girmiştir. Ersan Asansör olarak, montajı bitmiş asansörlerde ve firma içi eğitimlerde bu tip kontrolleri yıllardır yaptığımızdan mevzuata çok da uzak olmadığımızı düşünürken, saha denetimlerinin başlaması ile birlikte yanıldığımızı anlamamız çok uzun sürmedi.

Periyodik muayene listelerinin oluşması sonrası A tipi muayene kuruluşları, saha denetimlerine başlayıp raporlarını hazırladılar. Periyodik kontrol sonuç değerlendirmesinde üç farklı etiket tanımlandı. Bunlar;

Kırmızı etiket: Güvensiz
Sarı etiket: Kusurlu
Yeşil etiket: Uygun

Asansörlerin montaj yılı baz alınarak, bağlı bulunduğu standartın talepleri doğrultusunda eksikler rapor edildi ve sınırlanan süre içerisinde gerekli düzeltmeler istendi. Dolayısıyla raporların firmalara ulaşmasının hemen ardından firmalardaki süreçler başladı. Denetimlere nezaret eden usta diye tabir ettiğimiz ve uzun yıllar saha tecrübesi edinmiş ekipleri tercih etmemize rağmen, denetim esnasında tespit edilen eksiklerle, raporda yazılanlar arasında ciddi farklılıklar gözlemlemeye başladık. Şöyle ki; Bazı denetçi mühendislerin ön plana çıkardığı bir konu, farklı bir mühendis tarafından göz ardı edilebiliyor ya da bazıları için majör hata sınıfına giren eksiklik, bir diğeri için eksik yazmaya bile değer bulunmuyor. Bu gibi sorunlar ard arda gelmeye başlayınca problemin kaynağının tespiti için yaptığımız değerlendirmelerde bazı sonuçlar çıkardık. Bunlar;

  1. Kontrol formlarındaki maddelerin yoruma açık olması, örneğin; frenleme tertibatının tipi, tamponlar, kumanda sistemlerinin ve elektrik panolarının teknik özellikleri vb. konular,
  2. Asansör çeşitliliği sebebiyle eksik tespitindeki eşitlik şartlarının uygulanamaması; Farklı firmalara ait asansörlerdeki montaj farklılıkları, kullanılan malzemelerin tipleri,
  3. Denetçi mühendisin tecrübesizliği (oryantasyon sürecinin kısa tutulması vb), denetçinin saha tecrübesi ve standart eğitiminin yeterli olmaması,
  4. Tecrübesiz denetçinin zaaflarını kullanan firma nezaretçileri; Ciddi eksikliklerin tespitinin önüne geçerek yanlış denetim yapılmasına sebep olması,
  5. Denetim sırasında kullanılması gereken ekipmanların eksikliği ya da olmaması sebebiyle ölçüme muhtaç kriterlerde gözlemle karar verilmesi. Lüksmetre olmadan aydınlatma denetimi, takometre olmadan hız regülatör testi, ampermetre olmadan karşı ağırlık dengesi testi vs.
  6. Montaj yılı belirsizliği sebebiyle standart karmaşası; Eksiklerin bilhassa majör hata sınıfına girenlerinin tespiti esnasında asansörün montaj yılı hayati önem taşıdığından, tesis yılını eski gösterme çabası birçok kontrolde sıkıntılara ve anlaşmazlıklara sebebiyet veriyordu. Örneğin; 1995 yılı sonrası bir asansörde iç kapı eksikliği majör hata sınıfında iken, öncesi için eksiklik olarak görülmemekteydi. Bu ve buna benzer birçok madde sayılabilir.
  7. Teknik problemler dışında ayrıca;

    Saha denetimlerinin organizasyonu sırasında firmaların haberdar edilmemesi veya geç bilgi verilmesi (denetimden son dakika haberimizin olması gibi), denetime nezaret edecek ekiplerin yetersizliği neticesinde test ve kontrollerde yanlış yönlendirmeler, bina yöneticilerinin denetimlere gösterdiği mukavemet, denetim ücretlerindeki anlaşmazlıklar vb. konular sıkıntılı süreci daha da zorlaştırmaktaydı.

    Yaşanan bu tip karmaşık durum sadece firmaları değil, denetim firmalarının da dikkatini çekmişti. Raporlara yapılan itirazlar, işlerin yolunda gitmediğinin açık göstergesiydi. Bağlı bulunduğumuz mesleki derneklerde yapılan toplantılar, denetim kuruluşlarının sektör temsilcileriyle yaptığı konferanslar sonucunda asansör komisyonları tekrar bir araya gelerek sorunun çözümü için ilk yapılacak işin ortak bir liste üzerinde mutabık kalıp, kontrollerin bu doğrultuda yapılması kararını aldılar. Ayrıca bu süreçte, tespit edilen eksiklerin önem sırası (etiket renkleri ve hata sınıflandırmaları) firmaların da görüşüne sunulmuş oldu.

    Bu dönemde ortak listeye geçiş sorunların bir nebze azalmasını sağlamışken ve aynı dili konuşmaya başladığımızı düşünürken, denetçi kuruluşların sayılarının artışı ve belediye ihalelerinde bu kuruluşların tercih edilmeye başlanması, konuyu maalesef en başa getirdi.

    Asansörlerin periyodik kontrol görevlendirmesini yapan belediyelerin akreditasyon sahibi alternatif firmalara yönelmeleri, mücadele verilen sürecin tekrar gözden geçirilmesine sebep oldu. Söz konusu kuruluşlarla denetim programları, yeni istihdam edilen personelle iletişim ve raporlama tekniklerindeki değişim kısa bir süre de olsa karmaşaya sebebiyet verdi (Bu konu kısa bir süre içinde düzeldi).

    Aynı dönemde yaşanan başlıca sıkıntılardan biri de, geçiş dönemine denk gelen raporlar üzerinde yeni denetçi kuruluşun mevcut eksik listesini iptal ederek yeniden muayene yapılmasını istemesiydi. Bu da beraberinde yeni bir muayene ücreti ve yeni eksiklikler demekti. Dolayısıyla yazılan teklifler, verilen taahhütler ve fiyat konularındaki değişimler ciddi sıkıntılara sebebiyet verdi. Önceki raporda yazılan eksikler doğrultusunda hazırlanan teklife göre içerik yapılmış olmasına rağmen, takip muayenesinde ya da ilgili denetçinin yeniden muayene yapması sonucu yeşil etiket alınamamış, ilave olarak çıkan maliyet bina yönetimiyle sorun yaratmıştır.

    Örneğin; Randevusu alınan ve bina yönetimi tarafından muayene ücreti yatırılan asansör için denetim randevusuna katılıyoruz. Standartta olan fakat rapora yansımayan eksikler tespit etmemize rağmen, bu tespitlerimizin rapora yazılmadığını fark ediyoruz. Binalara raporların ulaştırılması sonucunda bina yönetimince fiyat ve teklif toplama süreci başlıyor. Burada iki seçeneğimiz var. Ya rapora göre fiyatlandırma yaparak teklif vermek (eksik olduğunu bile bile), ya da tespit ettiğimiz eksiklerin de teklife eklenerek fiyat çalışmak. Burada bizi zorlayan önemli detay ise teklif değerlendirmesi yapan binaların çoğunlukla fiyata odaklanması oluyor. Bu sebepten genellikle rapordaki yazılan eksiklikler dikkate alınarak fiyat hazırlanıyor ve bir sonraki muayene ekstra talepler sebebiyle sonuçlandırılamıyordu.

    Yaşanan tüm bu sıkıntılar taraflara tecrübe olmuş ve sonraki denetimlerde tekrar etmemesi yönünde sürekli iyileştirme çabaları devam etmiştir. Taraflar birbirleriyle iletişimini güçlendirerek bu süreçleri daha profesyonelce yönetmekte ve yaşanan sıkıntılar giderek azalmaktaydı. Sektör paydaşlarının olağanüstü çabalarına Sanayi Bakanlığı’nın da katkılarıyla amaca yönelik denetim ve hizmet uygun şekilde yapılmaya başlanmış ve hali hazırda devam etmektedir.

    İlk mevzuatta olmayan ve sonradan eklenen mavi etiket ibaresi ise birçok problemin çözümüne katkı sağlamış, binanın fiziksel problemlerine alternatif çözümler getirmiş ve hafif kusur kapsamındaki asansörün kullanıma kapatılmasının önüne geçmiştir. Yeni kurulan asansörlerdeki iskân muayene şartı da, son derece olumlu bir adım olup, ileride asansör firmasını bağlayıcı birçok sıkıntının önüne set çekilmesi anlamı taşımaktadır.

    Süreçlerde yaşanan sıkıntıların tamamen bittiğini söylemek zor olsa da başladığı ilk günlerdeki gibi olmadığı çok açıktır. Takdir edilmelidir ki bu denetimlerin hem asansör firmalarının, hem de denetçi kuruluşların tam anlamıyla hazır olmadığı dönemde yapılmaya başlaması bu tip sıkıntıların yaşanmasını kabul edilebilir kılmaktadır.

    Hizmetin daha da iyileştirilmesi yönünde tavsiyelerim;

    1. Periyodik denetim programlama süreçlerinin firmalarla müşterek yapılarak, sahada kaybedilen zamanın geri kazanılması,
    2. Denetçi kuruluşların personel yetkinlikleri konusunda oryantasyon sürelerini arttırması ve saha denetimlerinin sıklaştırılmasının sağlanması,
    3. Tespit edilen eksik raporlarının olabildiğince hızlı şekilde muhataplarına ulaştırılması,
    4. Periyodik kontrollerin iki yılda bir yapılması,
    5. Saha taramalarının sıklaştırılarak muayene yapılmayan binaların denetimlerinin yapılması,
    6. Sektöre zarar veren ehliyetsiz kişilerin tespit edilerek sektörden uzaklaştırılmasının sağlanması, dolayısıyla haksız rekabetin önüne geçilmesi,
    7. Eksik düzeltmesi için müsaade edilen sürelerin daha kabul edilebilir hale getirilmesi (kırmızı etiket için sürenin 2 ay olması bile ciddi rahatlama sağlamıştır)
    8. Denetçi yani muayene uzmanının mevzuatta açıkça belirtilmiş şartlara uyması, denetim esnasında gerekli alet/ekipmanı yanında bulundurması ve kullanımına hâkim olması,
    9. Denetimde talep edilecek standart ve uygulama değişiklikleri konusunda firmaların önceden bilgilendirilmesi,
    10. Bu örnekler değerli meslektaşlarımca çoğaltılabilir.

      Sonuç

      2012 yılında birçok sıkıntıyla başladığımız bu macera 2018 yılı itibariyle hiç de küçümsenmeyecek bir ilerleme kaydetmiş olup, tüm paydaşların katkısıyla kamu hizmeti olarak verilmeye devam edecektir, etmelidir de. Yazımın başında da belirttiğim gibi hizmet verdiğimiz asansörler can taşımaktadır ve sağlıktan daha önemli hiçbir şey olamaz. Bize güvenen insanların güvenini boşa çıkarmamak adına, kendimizi mesleki açıdan sürekli geliştirmemizin yanında, hizmet verdiğimiz asansörlerin de harici kurumlar tarafından kontrol altında tutuluyor olması çabamızı ve motivasyonumuzu daha da artırmaktadır. Ersan Asansör olarak sürece katkılarımız devam edecektir.

      Bu yazıdaki düşünceler bütünüyle kendi değerlendirmem olup, kimse için bağlayıcı değildir.

      “HAREKET ETMEK YAŞAMAKTIR”